Erdoğan'ın Aliyev'i araması Azerbaycan'da nasıl yorumlandı?

Kaynak, Azerbaycan İçişleri Bakanlığı
- Yazan, BBC News Azerbaycanca
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çarşamba günü Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefonda görüştü. Azerbaycan medyası, görüşmeyi iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ve karşılıklı güvenin teyidi olarak değerlendirdi.
Görüşme, Azerbaycan hükümetinin aynı gün 31 Türkiye vatandaşını "istenmeyen kişi" ilan ederek ülkeye girişlerini yasaklamasının ardından gerçekleşti.
Azerbaycan'da hükümetin kontrolündeki bazı medya kuruluşları telefon görüşmesini "gecikmiş" bir adım olarak nitelendirse de gelişmeyi memnuniyetle karşıladı.
Ancak bu kuruluşlar, son krizin tehditlere karşı daha hızlı ve etkili işbirliğinin önemini ortaya koyduğunu da belirtti.
Türkiye tarafından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, görüşmede Türkiye ile Azerbaycan'ın "kardeşlik ilişkilerinden aldığı güçle işbirliğini daha da ileriye taşıyacağını" vurguladı.
Erdoğan'ın Aliyev'i 29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne davet ettiği de belirtildi.
İki liderin, 31 Türkiye vatandaşına getirilen giriş yasağını ele alıp almadığı ise açıklanmadı.
Basın Konseyi'nden başörtü iddialarına yalanlama
Azerbaycan Basın Konseyi, 22 Ekim'de yaptığı açıklamada bazı Türk medya kuruluşları ve sosyal medya hesaplarında yer alan, Azerbaycan'da başörtüsü nedeniyle toplu gözaltılar yapıldığı ve insanların bu nedenle ülkeyi terk ettiği yönündeki iddiaları reddetti ve kınadı.
Konsey, bu iddiaları kamuoyunu yönlendirmeyi, dini hassasiyetleri istismar etmeyi ve Azerbaycan hakkında yanlış bir algı yaratmayı amaçlayan "dezenformasyon" olarak nitelendirdi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ise daha önce 31 kişinin "istenmeyen kişi" ilan edilmesine gerekçe olarak, bu kişilerin ülkenin egemenliğine, milli güvenliğine ve anayasal düzenine karşı çağrılar yaptığını öne sürdü.
Bakanlık ayrıca bu kişileri dini radikalizmi, nefreti ve düşmanlığı teşvik eden açıklamalar yapmakla suçladı.
Bu adım, Azerbaycan'daki okul kıyafeti kurallarının katı biçimde uygulanmasına yönelik Türk medyasındaki eleştirilerin arttığı bir dönemde atıldı.
Tartışmaların merkezinde okullarda başörtüsü uygulaması var.

Kaynak, Getty Images
Giriş yasağı getirilen siyasetçilerden tepki
Listeye alınan isimler, son günlerde Azerbaycan'daki okul kıyafeti kurallarının uygulanmasını eleştiriyordu.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, X hesabından yaptığı açıklamada, "Azerbaycan'da öğrencilere uygulanan başörtüsü yasağı kaldırılsın, biz gelemesek de olur" dedi.
Erbakan ayrıca, "Siyonist katil Herzog'u Bakü'de kabul ettikten sonra artık gerçek dostlarınızı görmez oldunuz. Bu da size yeter!" ifadelerini kullandı.
DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da kendisinin "istenmeyen kişi" ilan edilmesini eleştirerek kararı, özgürlükleri kısıtlayan "ilkel bir yasak" olarak nitelendirdi.
Türkiye'de geçmişte uygulanan başörtüsü yasağının kaldırıldığını hatırlatan Gergerlioğlu, Azerbaycan'ın bu konuda geriye gittiğini savundu.
Bu tür yasakların ve özgürlüklerin kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek ülkeye giriş yasağının tutumunu değiştirmeyeceğini söyledi.

Kaynak, Gergerlioğlu/Yeniden Refah Partisi
Azerbaycan hükümeti, okullarda başörtüsü tartışmaları nedeniyle daha önce de Türkiye'den yedi medya mensubu hakkında ceza soruşturması başlatmıştı.
Azerbaycan Başsavcılığı'na göre haklarında arama kararı çıkarılan isimler arasında Haksöz dergisinden Rıdvan Kaya, Köklü Değişim yayınından Zekeriya Ceren (Abdullah İmamoğlu) ve Analiz Merkezi platformundan Fatih Tezcan da bulunuyor.
Başsavcılık, bu kişilerin 25 Eylül-18 Ekim arasında sosyal medyada Azerbaycan'ın anayasal düzeninin zorla değiştirilmesi yönünde çağrılar yaptığını, dini nefreti ve aşırılığı teşvik eden içerikler yayımladığını öne sürdü.
Bu kişiler hakkında uluslararası arama kararı çıkarıldığı açıklandı.
Suçlamalara yanıt veren Fatih Tezcan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e seslenerek Türkiye'deki eleştirmenlere, Azerbaycan'daki eleştirmenlere davrandığı gibi davranamayacağını söyledi.
Azerbaycan daha önce de benzer suçlamalarla Şanlıurfa Olay gazetesi köşe yazarı Celal Çiftçi hakkında ceza soruşturması başlatmıştı.
Çiftçi, bir süre sonra X hesabından yaptığı açıklamada, kullandığı ifadelerin amacını aştığını belirterek Azerbaycan devleti ve halkından özür diledi.

Kaynak, Youtube/Fatih Tezcan
Azerbaycan Basın Konseyi de bazı Türk medya kuruluşlarını ülkenin laik eğitim politikasını çarpıtmakla suçladı.
Konsey, bu kuruluşların okul kıyafeti kurallarını "başörtüsü yasağı" olarak sunarak "yanlı ve siyasi amaçlı" haberler yayımladığını savundu.
Azerbaycan'da iktidara yakın medya kuruluşları, Bakü'nün hakkında arama kararı çıkardığı kişilere karşı hukuki adım atmaması nedeniyle Türkiye hükümetini eleştirdi.
Bu kuruluşlar, söz konusu kişilerin Türkiye yasalarını da ihlal etmiş olabileceğini ve Ankara'nın konuyu soruşturması gerektiğini öne sürdü.
Hükümete yakın bazı medya kuruluşları ise Türkiye ile bağlantılı örgütlerin Azerbaycan'daki faaliyetlerinin daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundu. Bu örgütlerin ülkenin iç işlerine müdahale etmeye çalıştığını iddia etti.
Okullarda uygulama nasıl yürütülüyor?
Azerbaycan'da 12 Ekim'den itibaren başörtülü öğretmen ve öğrencilerin okullara girişinde sorunlar yaşandığı bildirildi.
Kendilerinden laiklik ilkelerine uygun, dini kıyafet ve aksesuarlar olmadan okula gelmeleri, öğrencilerin de okul üniforması giymeleri istendi.
Bunun üzerine okula alınmayan bazı öğrenciler, okul bahçelerinde ve merdivenlerde oturarak derslerine devam etmeye çalıştı. Bazı öğretmenler başörtülerini çıkarırken bazıları da dilekçe vererek "kendi istekleriyle" işten ayrıldıklarını açıkladı.
Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanlığı ise kuralların başörtülü öğretmen ve öğrencilere nasıl uygulanacağı konusunda tüm okullar için ortak ve açık bir yazılı açıklama henüz yayımlamadı.









