Yemenli yetkili: Başkanlık sarayı saldırısında beş kişi öldürüldü

Beyaz ve bej renkli tek katlı binaların olduğu bir yerleşkeden yoğun koyu renkli dumanlar yükseliyor. Binaların önündeki koyu yeşil renkli çalılıklar var.
Fotoğraf altı yazısı, Reuters tarafından teyit edilen sosyal medya görüntüsünde Aden'deki başkanlık sarayından dumanlar yükseldiği görünüyor. 15 Ekim 2026.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Yemen'de uluslararası olarak tanınan hükümetin geçici başkenti Aden'de başkanlık sarayına düzenlenen saldırıda beş kişi öldürüldü.

Yemen hükümet yetkilileri tarafından yapılan açıklamada Husiler tarafından düzenlenen saldırıda 16 kişinin yaralandığı belirtildi.

Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani, BBC'ye yaptığı açıklamada beş balistik füzenin Maaşik Sarayı'na isabet ettiği saldırıda başbakan ve diğer bakanların yaralanmadığını söyledi.

Saldırıları düzenleyen isyancı Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sarea ise "Aden'deki Suudi düşmanın askeri operasyon karargâhını" vurduk açıklaması yaptı.

Yemen Sağlık Bakanı Kasım Buhaybih, ölenler arasında "sarayı korumakla görevlendirilenler ve sivil çalışanlar" olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon Yemen'de resmen tanınan hükümeti destekliyor.

Koalisyon, hükümet yanlısı güçlerin İran destekli Husilere karşı yürüttüğü operasyonlara hava desteği de sağlıyor.

Yemen Başbakanı Şaya Zindani, Husilerin Aden'e düzenlediği saldırıyı kınadı ve "korkakça" bir eylem ve "suç teşkil eden davranışlarının devamı" olarak nitelendirdi.

Zindani hükümetin görevlerini sürdürdüğünü vurguladı ve saldırının Kızıldeniz kıyısı ve diğer cephe hatlarında Husilere karşı operasyon yürüten güçlerin kararlılığını zayıflatmayacağını ifade etti.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 15 Ekim Perşembe günü Medine bölgesinde bir seyir füzesini önlediklerini açıklamıştı.

Geçmişte kutsal şehirleri vurmayacaklarını söyleyen Husiler ise Medine'yi hedef aldıkları iddialarını yalanladı.

Yemen'deki askeri dengeleri gösteren harita. Husilerin kontrolündeki Sana ve ülkenin Kızıldeniz kıyısındaki batı kısmı kırmızı renk ile gösterilmiş. Hükümet kontrolündeki kalan kısımlar ise beyaz renkte görünüyor. Haritada ayrıca Suudi Arabistan'da Husilerin vurduğu Abha havalimanı da gösteriliyor.
Fotoğraf altı yazısı, Husilerin Eylül'de Kızıldeniz kıyısındaki bazı önemli yerleşim yerlerini ele geçirmesinin ardından hükümet güçleri karşı saldırıya geçti.

Ne olmuştu?

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, son günlerde Husilerle yürüttüğü savaş nedeniyle peş peşe saldırılara maruz kaldı.

Suudi Arabistan da buna karşılık yıllardır grubun kontrolü altında bulunan Yemen'in başkenti Sana'daki kilit bölgelere saldırılar düzenledi.

Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 13 Ekim Salı günü Yemen Petrol Şirketi'ne ait El Sabaha tesisine düzenledikleri saldırıya karşılık olarak Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'nun genel merkezini, Riyad'daki bir rafinerisini ve başkent Riyad'daki uluslararası havalimanını hedef aldıklarını açıkladı.

Yemen benzin istasyonu önünde develer geçiyor, ileride motorsikletle giden bir adam var.
Fotoğraf altı yazısı, Koalisyonun Yemen'deki bir petrol tesisine operasyon düzenleneceği uyarısında bulunmasının ardından 13 Ekim Salı günü öğleden sonra Sana'daki benzin istasyonlarında kuyruklar oluştu.

Husilerin kontrolündeki medya kuruluşları, hava saldırılarının Sana'nın batısındaki Yemen Petrol Şirketi'ne ait El Sabaha tesisini ve ayrıca Hudeyde liman kentinin kuzeyindeki Ras İsa petrol terminalini hedef aldığını bildirdi.

Husilerin yönettiği Sağlık Bakanlığı, Ras İsa saldırısında iki sivilin öldüğünü ve iki kişinin de yaralandığını açıkladı.

Koalisyon öncesinde bir uyarı yayımlayarak "özel bir operasyon" nedeniyle sivillerin El Sabaha yakıt deposunu tahliye etmesini istemişti.

Uyarının ardından Sana'daki akaryakıt istasyonlarında kuyruklar oluşmuştu.

Husiler tarafından yönetilen Yemen Petrol Şirketi, halkı rahatlatmayı amaçlayan bir açıklama yayımlayarak tesisin "herhangi bir petrol ürünü stoku içermediğini" söylemişti.

Suudi Arabistan: 'Sonuçlarına katlanacaklar'

Husilerin Suudi Arabistan'ın başkentindeki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na 10 Ekim ve 11 Ekim'deki saldırılarında toplam 14 kişi öldürülmüş, 300'den fazla kişi kişi yaralanmıştı.

Grup, Yemen'deki iç savaşta hükümet güçlerine verdiği destek nedeniyle Suudi Arabistan'ı hedef aldıklarını söylüyor.

Hükümet yanlısı güçler, geçen hafta Babülmendep Boğazı'na hakim bölgelerin kontrolünü yeniden ele geçirdiklerini açıkladı.

Ağustos'tan bu yana Yemen'de yüzlerce kişinin öldüğü bildiriliyor.

BM İnsan Hakları Ofisi'ne göre hayatını kaybedenler arasında en az 54 sivil bulunuyor ve bunların yarısını çocuklar oluşturuyor.

BM verilerine göre ülke genelinde 216 binden fazla kişi de yerinden edildi.

Ayrıca şüpheli kolera vakalarının sayısı üç hafta içinde üç katına çıkarak 217'den 647'ye yükseldi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK) 15 Eylül'de yayımladığı yazılı açıklama ile İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik "giderek tırmanan" saldırılarını kınadı.

Açıklamada Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki saldırıları ve ticari gemilere yönelik tehditleri de kınandı.

BMGK ayrıca Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu da vurguladı.

Türkiye askeri destek verecek mi?

Taraflar arasındaki savaşın şiddetlendiği dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke İttifakı adıyla savunma anlaşması imzaladı.

Bu anlaşma onay için henüz TBMM'ye gelmedi.

TBMM'de 13 Ekim'de yapılan grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli konuyla ilgili şunları söyledi:

"Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır."

Bahçeli ayrıca "diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise grup toplantısında "Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, programı değildir" dedi.

Böylesi bir adımın İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini savunan Özel, "Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir, mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur" ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi (YRP) de ittifak anlaşmasının TBMM'deki görüşmeleri öncesi tavrını belirledi.

YRP İstanbul Milletvekili Doğan Bekir, 12 Ekim'de Meclis'teki basın toplantısında "tarafsızlık politikası çerçevesinde" ret çağrısı yaptı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suudi Arabistan'a gönderilmesi için Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM tarafından onaylanması ve TSK'nın yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin tezkerenin mecliste kabul edilmesi gerekiyor.