Bu web sitesinin daha az veri kullanan yalnızca metin sürümünü görüntülüyorsunuz. Tüm görsel ve videoları içeren ana sürümü görüntüleyin.
Kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı CHP ve muhalefette nasıl yorumlandı?
- Yazan, Ayşe Sayın
- Bildirdiği yer, Ankara
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, iktidarın erken seçim kararı alması halinde buna itiraz etmeyeceklerini açıklaması, seçim ve adaylık hesaplarına ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Parlamentoya sunulan bir erken seçim teklifine CHP grubunun destek vermesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a üçüncü kez adaylık yolunu açacağı için bu açıklama kritik önemde görülüyor.
CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu'nun, Erdoğan'ın yeniden aday olup olmayacağına ilişkin bir tartışmanın tarafı olmak yerine seçim kararının alınmasını ve siyasi aktörlerin sandıkta yarışmasını savunduğu yorumu yapılıyor.
Yeni Parti, Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını CHP yönetiminin Cumhur İttifakı'na yaklaştığının göstergelerinden biri olarak görüyor. DEM Parti ise iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak nitelendirdiği sürecin uygulama sonuçları görülene kadar erken seçim tartışmalarına kapıları kapalı tutuyor.
Kılıçdaroğlu ne dedi?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta sonu Gaziantep'te yaptığı açıklamada erken seçim teklifine karşı çıkmayacaklarını belirtirken Erdoğan'a da seçim çağrısı yaptı.
Kılıçdaroğlu, "Teklif gelirse varız. Erken seçim olursa itiraz etmeyiz. İki ay da olsa, bir ay da olsa Türkiye bir an önce demokrasi oyunundan vazgeçmeli, gerçek demokrasiyi savunan yapısına kavuşmalı" dedi.
Erdoğan'ın yeniden aday olup olmayacağına ilişkin ise "Erdoğan'ın aday olacağını nereden biliyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakmalıyız. Ben Erdoğan'ın yeniden aday olacağını düşünmüyorum" dedi.
Hem muhalefette hem de iktidara yakın çevrelerde Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığına da "vize vermesi" olarak yorumlandı.
Kılıçdaroğlu erken seçime kapıları neden açtı?
CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına ilişkin birden fazla değerlendirme yapılıyor. Bunlardan ilki, Kılıçdaroğlu'nun seçimden kaçınan bir siyasi aktör olarak görünmek istemediği yönünde.
CHP kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, geçmişte de Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ın, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla adaylığının engellenmesine karşı çıktığına dikkat çekiliyor.
Zira Erdoğan, parlamenter sistem döneminde halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olmuş, bazı muhalefet partileri ise Erdoğan'ın 2023 seçimlerinde üçüncü kez aday olması anlamına geldiğini belirterek, yeniden adaylığının anayasaya aykırı olduğunu savunmuştu.
Bazı yorumlara göre Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın yeniden aday olup olmayacağına ilişkin bir tartışmanın tarafı olmak yerine seçim kararının alınmasını ve siyasi aktörlerin sandıkta yarışmasını savunuyor. Böylece adaylık tartışmasının Meclis veya yargı üzerinden yürütülmesine karşı bir pozisyon alıyor.
CHP kulislerindeki ikinci değerlendirme ise erken seçim kararının, diğer muhalefet partilerinin tutumları nedeniyle Kılıçdaroğlu'nun desteği olmadan da alınabileceği ihtimaliyle ilgili. CHP kulislerinde, iktidarla birlikte çözüm sürecinde rol alan DEM Parti'nin seçimlerin yenilenmesine destek verebileceği, bu nedenle Erdoğan'ın CHP'nin desteğine ihtiyaç duymayabileceği yorumları da yapılıyor.
Ancak DEM Parti kaynakları, erken seçim konusunda henüz bir gündemleri olmadığını, önceliklerinin çözüm süreci olduğunu belirterek, CHP içindeki bu yorumları bizzat Kılıçdaroğlu'nun erken seçim açıklamasının yalanladığı görüşünü dile getirdi.
Üçüncü değerlendirme ise daha geniş bir siyasi çerçeveye işaret ediyor. CHP kulislerinde dile getirilen bir yoruma göre Türkiye'de yeni bir siyasi düzen kuruluyor ve bu süreç Erdoğan sonrasına ilişkin hazırlıkları da kapsıyor.
Bu görüşü savunanlar, Kılıçdaroğlu'nun Gaziantep'te yaptığı, "Bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız" açıklamasının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Yeni Parti: 'Cumhur İttifakı'na eklemlenme'
Yeni Parti, Kılıçdaroğlu'nun erken seçim açıklamasını mutlak butlan sürecinden bağımsız değerlendirmiyor. Parti, Mart veya Nisan 2027'den sonra yapılabilecek bir erken seçimin, Erdoğan'ın yeniden adaylığına imkân sağlayacak şekilde gündeme getirildiğini savunuyor.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken mutlak butlan sürecinin siyasi niteliğine dikkat çekti. Emre, "Butlan gündeme geldiğinden beri biz bunun bir saray operasyonu olduğunu, Cumhur İttifakı'na eklemlenme olduğunu hep ifade ettik" dedi.
Emre, "Hükümetin bizzat aldığı ve alacağı kararlar butlana söyletilerek tepkinin Sayın Erdoğan'dansa butlana yönelmesi, bir paratoner görevi görmesi gibi bir görev de verilmiş" ifadelerini kullandı.
Emre, "Anayasa'ya uymayanla anayasa yapılmaz" yaklaşımından, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde anayasa görüşmelerine açık olunduğu bir noktaya gelindiğini söyledi.
DEM Parti'nin önceliği çözüm süreci
DEM Parti ise erken seçim tartışmalarından uzak duruyor. DEM Partili kaynaklar, sürecin olumlu sonuçlanması ve müzakere aşamasına geçilmesi sağlanmadan erken seçime destek vermeyeceklerini belirtiyor.
Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, "Bu seçime heba edilecek bir süreç değil, bir an önce müzakereler açılsın" görüşü dile getiriliyor. Bir parti yöneticisi de "Şu anda bir erken seçim gündemimiz yok. Sürecin sağlıklı ilerlemesi bizi bağlar. En temel meselemiz süreçtir şu anda" görüşünü dile getirdi.
Erdoğan'ın adaylığı için Meclis kararı neden önemli?
Anayasa'nın 116. maddesine göre TBMM, üye tamsayısının beşte üçüne karşılık gelen en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis'in bu kararı alması halinde mevcut cumhurbaşkanı üçüncü ve son kez cumhurbaşkanlığına aday olabiliyor.
Bu kural nedeniyle, cumhurbaşkanlığında ikinci dönemini tamamlayan Erdoğan'ın bir kez daha aday olabilmesinin yolu da Meclis'in seçim kararı almasından geçiyor. TBMM'de AKP ve MHP'nin başını çektiği Cumhur İttifakı'nın 331 sandalyesi bulunuyor. Bu tabloda Meclis'ten erken seçim kararı çıkabilmesi için muhalefetten en az 29 milletvekilinin karara destek vermesi gerekiyor.