Hangi besinler cildin daha genç görünmesine yardımcı olabilir?

Kaynak, Getty Images
- Yazan, Melissa Hogenboom
- Unvan, BBC Future
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
Bitkiler, yağlar ve fermente gıdalar kırışıklıkları azaltabilir, kolajen üretimini artırabilir ve cildimizin dokusunu iyileştirebilir.
Deri, vücuttaki en büyük organdır ve ömür boyu bize eşlik eder. İyi bakılmış bir cilt, bize genç bir görünüm kazandırmanın yanı sıra genel sağlığımıza da aktif olarak fayda sağlar.
Ancak vücudumuz ile dış dünya arasındaki bu bariyer, sürekli bir baskı altındadır.
Leibniz Çevre Tıbbı Araştırma Enstitüsü'nde dermatoloji alanında Prof. Jean Krutmann, hava kirliliği, ozon ve iklim değişikliği dahil olmak üzere birçok çevresel faktörün cilt yaşlanmasına katkıda bulunduğunu söylüyor.
"On yıllardır ultraviyole ışınlarının, çevresel faktörlerin neden olduğu cilt yaşlanmasının başlıca nedeni olduğunu düşünüyorduk. Artık bunun doğru olmadığını biliyoruz" diyor.
"Doğal güneş ışığı içindeki diğer dalga boyları da yaşlanmaya katkıda bulunabilir; örneğin, görünür ışık ve kızılötesi ışınlar. Hatta sıcaklıktaki bir artış bile bu sürece katkıda bulunabilir."
Bir de zaman faktörü var. Yaşlandıkça, cildimize yapısını veren protein olan kolajeni yavaş yavaş kaybederiz ve bu da kırışıklıklara yol açar.
Cildi daha iyi durumda tutmaya yardımcı olabilecek, göz ardı edilen bir faktör de beslenme alışkanlıklarımız.
İşte, sağlıklı yağlardan bağırsak dostu fermente gıdalara kadar, diyetimize ekleyebileceğimiz bazı besinler...
1. Renkli meyve ve sebzeler
Bitkisel gıdalar açısından zengin bir diyetin cildimizi sağlıklı tutmak için önemli olduğuna dair çok sayıda araştırma bulunuyor.
Renkli meyve ve sebzeleri tercih etmek faydalı çünkü bunlar, cildi kirlilik ve güneş ışığının neden olduğu hasarlardan korumaya yardımcı olan güçlü antioksidanlar içerir.
Havuç, biber ve domates, lutein, likopen ve beta-karoten gibi karotenoidler açısından zengindir. Jena Friedrich Schiller Üniversitesi'nde gıda kimyası alanında Prof. Volker Böhm, "Bu maddeler yağ dokusunda depolanır ve UV ışınlarına karşı koruma sağlar" diyor.
Güneş kremi hâlâ önemli olsa da, Böhm, insanların bunu her gün değil, uzun süreli açık havada kalma durumlarında sürme eğiliminde olduklarını belirtiyor.
Karotenoid açısından zengin gıdaları düzenli olarak tüketmek, "tüm yıl boyunca yaklaşık iki ila üç arasında sürekli bir temel UV koruma faktörü sağlar" diyor.
Domates veya havuçlara zeytinyağı gibi az miktarda sağlıklı yağ eklemek, vücudun bu antioksidanları emmesini kolaylaştırır.
Beta-karoten ayrıca, cilt hücrelerinin büyümesi ve cildimizi enfeksiyonlardan korumak için önemli olan A vitaminine dönüştürülebilir.
Karotenoidler, cilt hücrelerinin hiyalüronik asit üretmesine yardımcı olabilir.
Bu molekül, cildin sıkılığını ve elastikiyetini korumaya yardımcı olur ve piyasada bulunan birçok nemlendirici ve "yaşlanma karşıtı" kremde bulunur.
Aynı pigmentler, kolajen üretimini artırmaya da yardımcı olabilir.
Dar kapsamlı bir çalışmada, on ay boyunca günlük karotenoid takviyesi alan kadınların ciltlerinde kolajen ve elastin düzeylerinde bir iyileşme gözlemlenmişti.
Bu da karotenoidlerin kolajen yıkımını önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürüyor.
Son olarak, renkli meyve ve sebzeleri bolca tüketmenin cilde daha sağlıklı görünen bir "ışıltı" kazandırdığı tespit edilmişti.
Krutmann, bu faydalarından yararlanmak için bu besinleri düzenli olarak tüketmemiz gerektiğini söylüyor. "Hangi antioksidanı tüketirseniz tüketin, çevresel etkilerden korunmak için genellikle ölçülebilir bir etki elde etmeniz sekiz ila 10 hafta sürer."
Mangonun, yaşlandıkça cildimizin daha genç görünmesini sağladığı da bulundu.

Kaynak, Getty Images
California Üniversitesi Davis'ten Vivien Fam'ın liderliğinde menopoz sonrası kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmayı ele alalım.
Katılımcılar, 16 hafta boyunca haftada dört kez 85 g mango yediler. Araştırmacılar, bunun mevcut kırışıklıkların boyutunu ve yeni kırışıklıkların sayısını azalttığını tespit ettiler.
Daha fazla araştırma yapılması gerekmekle birlikte, araştırmacılar bu yararlı etkilerin karotenoidlerin yanı sıra antioksidan flavonoidler ve mangiferin kaynaklı olabileceğini öne sürdüler.
Şaşırtıcı bir şekilde, çalışma günde yaklaşık 250 g mango tüketmenin kırışıklıkları artırdığını ortaya koydu.
Araştırmanın ortak yazarlarından California Üniversitesi'nde beslenme alanında Prof. Robert Hackman, bunun sebebinin net olmadığını ancak mangoların yüksek doğal şeker içeriğinden kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor.
Hackman, "Bizim hipotezimiz, şekerin ciltteki moleküllere bir miktar zarar verdiği yönünde" diyor.
Çalışma küçük ölçekli olsa da, henüz yayınlanmamış olan takip araştırmaları da bu sonuçları doğruladığını söylüyor.
Mango ve turunçgiller ayrıca C vitamini açısından zengin.
Bu vitamin, kolajen üretimine yardımcı oluyor ve aynı zamanda cildimizi güneşin zararlı etkilerinden koruyan bir antioksidan görevi görüyor.
Araştırmalar, C vitamininin cildin nemlenmesini artırmaya ve pigmentasyonun azalmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Krutmann, bu nedenle C vitamininin cilt bakım ürünlerinde ve takviye olarak yaygın olarak kullanıldığını belirtiyor.
2. Sağlıklı yağlar
Genelde badem veya ceviz sevmem ama son zamanlarda bunları doğrayıp salatalara eklemeye başladım ve beklediğimden çok daha fazla keyif alıyorum.
Bunu yapmamın nedeni, bol miktarda kuruyemiş ve tohum tüketmenin cildimize faydalı olması.
Küçük çaplı bir kontrollü çalışma, 16 hafta boyunca atıştırmalık olarak badem yiyenlerin, farklı bir atıştırmalık tüketenlere kıyasla daha az kırışıklığa sahip olduğunu ortaya koydu.
Kuruyemiş ve tohumlarda bol miktarda bulunan E vitamini de cildi hücre hasarından ve yaşlanmadan koruyabilir.
Bu vitaminin eksikliği, yara iyileşmesinin yavaşlaması da dahil olmak üzere cilt sağlığını etkileyebilir. E vitamını badem, fındık, çam fıstığı ve birçok tohum yağında bol bulunuyor.
Kuruyemişler ayrıca cildin bariyerini güçlendirerek nemini koruyan omega-6 yağ asitleri içeriyor.
Cildimiz için yararlı olduğu bilinen bir başka sağlıklı yağ türü ise yağlı balıklar ve yosunlarda bulunan omega-3.
Omega-3 içeriği yüksek balıklar arasında somon, sardalya ve uskumru bulunuyor. Küçük çaplı araştırmalar, bu balıkların cildin güneşe karşı hassasiyetini azaltabileceğini ve dolayısıyla güneşin zararlı etkilerinden korunmamıza yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Yağlı balıklar, mevcut kolajenin korunmasına yardımcı oluyor ve iltihaplanmayı azaltıyor.
3. Bağırsaklara faydalı besinler
Taze ürünler, kuruyemişler ve tohumlar açısından zengin, çeşitlilik içeren bir diyet uyguladığımızda, bağırsak bakterilerimiz gibi cildimiz de bundan fayda görüyor.
Bunun nedeni, bağırsak sağlığımız ile cildimizin birbiriyle karmaşık bir şekilde ilişkili olması Araştırmacılar bu ilişkiye "bağırsak-cilt ekseni" adını veriyor.
Çeşitli bitkisel gıdalar tükettiğimizde, bağırsaklarımızdaki bakterileri, iltihap önleyici ve antioksidan özelliklere sahip bileşikler salgılar. Hackman, bunların cildimizi de etkilediğini söylüyor.
Daha sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu, bağışıklık sistemimizi destekleyerek cilt sorunlarını da iyileştirebilir.
Bu faydalardan yararlanmanın bir yolu, çok çeşitli bitki bazlı besinler tüketmektir.
Bunlar arasında meyve ve sebzeler, baklagiller, tam tahıllar, otlar ve baharatlar yer alır. Bu, stresi azaltabilir, uykuyu iyileştirebilir ve bizi sedef hastalığı gibi cilt sorunlarına karşı koruyabilir.
Lahana turşusu, kimçi, kombuça veya yoğurt gibi fermente gıdalar da bağırsak mikroplarımızı beslemek açısından özellikle faydalıdır.
60'lı yaşlarınızda 30 yaşında gibi görünmeyebilirsiniz ancak sağlıklı beslenmek, cildinizin önümüzdeki yıllarda sağlıklı kalması için en iyi şansı sunacaktır.
Tabii güneş kremini de unutmamak gerekiyor...








